21 Ocak 2008 Pazartesi

Otobiyografim

Hayatım....
4. sınıfta başladığını düşünmüşümdür hep ondan öncekileri ya hatırlamıyorum ya da hatırlamak istemediğim için beynimin bi köşesine saklandılar bulmayı da düşünmüyorum.4. sınıfın ikinci döneminde babamın tayini çıktı ve taşındık Burdur/Ağlasun ilçe olarak geçiyordu kayıtlarda ama köy gibi bi yerdi annem ilk gittiğimizde 2 hafta boyunca hep ağladı nereye geldim ben oluyor sevdiklerim uzakta diye bense sadece üzüldüm sanırım bıraktığım yerde annem kadar sevdiğim yoktu o sıralar iki abimden de ayrıydım biri izmirde diğeri de denizlideydi okul meseleleri özlemişimdir hep abilerimi hele büyük abimi hiç yanımızda olmadı aramızda 10 yaş fark var ve liseden beri farklı şehirlerde okuyor...Neyse gelelim Ağlasuna zamanla alıştık neye alışmadık ki zaten arkadaşlarım oldu hemde ummadığım kadar çok şaşırmıştım aslında çok sevmişlerdi beni bende onları çok iyi vakitlerim geçti mutlu bile oldum...4-5-6. sınıf böyle geçti sonra bir tayin daha Denizliye dönüş bu kez ben ağladım 2 hafta arkadaşlarımdan ayrılıyorum diye annemde üzüldü o da çevre edinmişti başta nefret ettiği yeri seviyordu artık..6.sınıfın diğer yarısı 7-8. sınıfı denizlide okudum babam tayin nedeniyle izmirdeydi 8. sınıftayken ama biz burda kalmıştık çünkü emekli olmasına az kalmıştı bizde bıkmıştık taşınıp durmaktan ilk gittiğinde uğurlarken çok ağladım bu bi kaç kez devam etti ona da alıştım 2 haftada bir görüyordum babamı 2 gün ve tatillerde büyük abim gene yok küçük abim yanımzda bize babalık yapıyor o gelmeden uyumazdım hiç o alışkanlığım hala devam eder nedendir bilinmez...Kendimi hep sorunlu hissederdim 7. sınıfta yazdığım yazıyı gördüm geçen gün şaşırdım i want to die yazıyordu o zamanlar anlayamamışım ölmenin çare olmadığını :/ Kendimle çelişiğimdir hep derim ki herşeye sahibim iyi bir ailem arkadaşlarım var niye mutsuzum ki sağlıklıyımda genel olarak sonra derim annem beni seviyor ama halimden mutlu değil ona yardım etmiyorum istediği kadar çalışmıyorum o bana kötü sözler söylüyor babam beni üzüyor anneme bağırıyor bana kızıyor çabuk sinirleniyor abimler de kırıyor arkadaşlarımın çoğu sahte bugün var yarın yoklar beni de sevmiyorlar diyorum hep mükemmeli aramışımdır neden daha iyi değilim neden onlar daha iyi değil olamaz mıyım olamazlar mı beynimde çözemeyeciğim kadar büyük problemler kurmuş içinden çıkamamışımdır...neyse 8. sınıfta babam kalp krizi geçirdi hayatımın dönüm noktasıydı sanki herşey bitmişti ya ona birşey olsa napardım ki işte düşünmediğim ender şeylerdendi...bunu düşünmem gerektiğini lise 1 de anladım arkadaşım sonsuza gittiğinde dedim ki kendime kendini kandırma bir daha gülemeyeceksin gerçekten...Sonra ölüm korkusu aldı beni hala var ya yakınlarımı birşey olursa naparım ki zaman zaman bunu düşünmekten kendimi alamam hayatımı birilerine bağlamışım bir kere iplerimi kestiler gerçi hepsi ama olsun ben yine de onlarsız hayat kurmamışım kendime beynimdeki dünyamda onlara o kadar büyük yer ayırmışım ki kendime yer kalmamış dışarı atmışlar beni evimi kirletmişler bende yokum kim temizlicek gerçi temizleyenler de olmuş sevenlerim ama kirleten sayısı fazla olunca ellerinden birşey gelmiyor aslında benim suçum hepsi izin verdim onlara evimde yer açtım almamalıydım belki içeri ya da kapıdan girmeden önce zilimi çaldıklarında kimo demeliydim olmadı kendimi hep şüpheler dünyasında bulmuşumdur acaba sevmiyor mu ya olmazsa yoksa konuşmak istemiyor mu neden böyle davranıyor herşeyin içinde birşey aramışımdır...sözlerim var kendime ama tutamadım hiçbirini sadık değilim kendime son sözüm öss yi kazanmak inşallah onu tutacağım en azından bunu istiyorum gerçekten istiyorum lise sona geldim hayatımın dönüm noktası olacak belki de her senem diğerinden daha kötü oluyor inşallah lise sonda böyle olmaz beklentiler hiç sevmiyorum onları hayaller onları da sevmiyorum çünkü gerçekleşmiyorlar onlar belki de evimi en çok kirletenler ve silinmeyen lekelerim hayatımdaki kırılganlıklarım pişmanlıklarım sebepsizliğim...diyorum ki kendime bazen başkası olmasa hayatımda belki mutsuz olmam sonra diyorum ki ama mutlu da olamam çelişkilerim öldürüyorlar beni yiyip bitiriyorlar sanki içimdeki tahta kuruları onlar mazot sıkınca ölüyorlar genelde ama o zaman bende ölürüm öyle küçük bir ayrıntıda var o ayrı hayatıma girenleri şimdiye kadar bütün izleriyle birlikte silememişimdir hiç sanırım engelle tuşum çalışsada sili kırmışım ne zamana kadar gider böyle bilmiyorum...şu aralar hissetmiyorum hiçbirşey aslında sevgi de yok nefret de içimde kimseye karşı kendime karşı da önceden derdim tek dostum benim yok ya tek düşmanın neyse en azında yine çelişkiye düşsemde bir fikrim vardı sanırım artık yok ya tükeniyorum ya da baştan başlıyorum neyse bu yazı bitmez ya sıkıldın bende farkındayım ama bunu senin için yazmadım kendimi rahatlatmak için yazdım bencilliğim tuttu yani.Neyse bu konuda da çelişkiliyim pas deyip geçiyorum bugün yine akşam depresifliğim tuttu beynim kanadı yeterin artık ya nerde benim neşem getirin onu yoldadır belki de yarına gelir ha neyse ya yoruldum be alla alla görüşürük okurum daha sonraki yazılarımda...

1 yorum:

yLdRm dedi ki...

geç oldu ama otobiyografini ve diğer yazılarını okudum çok iyi yazıyorsun tebrikler.bende denizliliyim bu arada. erkeklerin manyaklığı işte benimde futbol blogum var ama arada güncel de yazarım.bakarsan sevinirim
http://walentino.blogspot.com/