15 Ekim 2008 Çarşamba

Belki

Bölüm 1
[b]''Cephane çoktan bitti umut bitmedi belki''[/b]..hep belki,hep bir belirsizlik,hep zaman,hep bekleyişler..her yazım bir birinin aynı.Geçen gün okudum farklı yıllarda yazılmış yazılarımda aynı cümleler de var. nedeni hep aynı sorunlar etrafında dönüp dolaşmam olsa gerek.gerçi bu kez biraz daha geliştirdim kendimi.Daha büyük sorunlarım da oluyor zaman zaman.Yeni bir köy-il,yeni bir çiftik-okul,yeni arkadaşlar,yeni yüzler çözülmeyi bekleyen yeni problemler,anlaşılmayı bekleyen yeni karakterler.Sabırsızım be hocam her şey olsun bitsin istiyorum hemen çabucak çözülsün problemler.yok ya başka bi arzun diye bir ses yükseliyor tabi mantıklı yanımdan.ne bekliyordun ki hayattan diyor mutlu olmayı mı komiksin Gamze komiksin sen git karikatür falan çiz dolaşma buralarda..Evet ne bekliyordum ki mutlu olmayı mı ? içinde mutlu kelimesi geçen bir cümle bile çok uzak gelmeye başladı artık.Yok diyorum o cümle benim değildir ya bir kitaptan alınmıştır ya da bir şarkıda duymuşumdur evet bak bu olabilir.lise son boyunca üniversiteyi kazanayım şu okuldan bi kurtulayım da gerisi hallolur diyorduk şu anda gülmekteyim ve bu cümleyi gerçekten hakettiğin ve istediğin bir üniversiteyi kazanıp başaracağına dair umudun inancın yanında da bir kaç destekçin olursa bi ihtimal gerisi gelir diye değiştiriyorum.evet hatta değiştirdim bile.. tecrübeliyim yahu kazandım geldim işte.evimde değil de yurttaki odam da yazıyorum bu yazıyı..yazıya şöyle bir bakınca gördüm ki yine ergen havasında melankolik bir yazı olmuş.bitmiş mi bilmiyorum umrumda da değil açıkçası..ha bir de umrumda değil havaları hepsi yalan her şey takılıyor kafama en küçüğü bile.Saçmayım arkadaşım takılıyor işte 5dk içinde bi milyon şey düşünüyorum bir de şunu düşünüyorum bu kadar imkanın var ama hala dert yanıp isyan ediyorsun mal mısın ? evet bunu da düşünüyorum.imkan falan önemli değil şu an bu odadasın ve tek başınasın bir şey seni bunu yazmaya iteliyor haklısın da diyorum tabi ek olarak.bir hafta geçmek üzre bugün yarın yarından sonra ikinci haftam olacak okulda.ilk günkü hayal kırıklığını attım üzerimden kendimi teselli moduna girdim biraz da şükretmeyi sabretmeyi öğrendim bir şeyler öğrenmek için yaşamıyor muyum zaten yeni bir şeyler katmak için hayatıma gerçi korkar oldum yeni yüzlerden hepsi de ayrılığı simgeliyor artık hani lise bitti arkadaşlarımın hemen hemen hiçbiriyle görüşmüyorum ve yeni yüzlere baktığımda 4 yıl sonra bunlar da tarih olacak diyorum ya bu cümleyi yazarken düşündündüm de aşmışım ben ya heheyy neyse daha fazla yazarsam kendimi kaybedeceğim yoksa bulacak mıyım neyse her ikisini de yapmaya halim yok..[b]''Bu bir yaşam sakin ol geçer gider geçer gider''..[/b]

Ne derler Bölüm 2

Sevgili yazı bak bu taktiği ilk sende deniyorum kıymetini bil yani her yazıya yapmam böyle değişiklikler..Bu yazıyı bir kaç gün önce yazdım bir yenisini tabii daha kısa olanını eklemeye karar verdim.Tarih 15.10.2008.Şu an ileride bu karamsar yazıya bakıp sen neymişsin be zamanında deyip güler miyim diye düşünüyorum.yapabilirim sanırım bunu yetenekliyim hani.ütü bile yapmış bir insanım öyle yetenekli.neyse yazının akışından kopup konuyu dağıtma eylemime son veriyorum.İkinci haftanın ilk iki günü de geçti.Arkadaşlara alıştıkça biraz daha yeşeriyor sanırım okulumun sarı otları..geçen gün kulaklığım bozuldu o benim en uzun kullandığım en sevdiğim kulaklığımdı ihanet etmiş gibi geldi sende mi kulaklık dedim sende mi yapma bunu be düzelsene heyy sana diyorum yok ama yemedi olmadı yani.Bunu arkadaşlara nasıl mı bağlayacağım şöyle ki kulaklığımın vefat ettiği gün dedim para topluyoruz dediler noluyor bana kulaklık alacağız yani her şeye toplanıyor benim için de toplayalım.Merak etmeyin yazı herkes parayı verdi kulaklık alındı gibi klasik Türk filmi tadında bitmeyecek.Herkes sadece güldü:) neyse dün bir baktım arkadaş kulaklık getirmiş dedi bir hafta sonra geri alırım ama Ankara'ya gideceksin 8 saat yol çekilmez dedim oh be Allah razı olsun senden..Evet buydu benim istediğim sanırım daha yeni tanıdığın birini mutlu edebilmek için bile bir şeyler yapabilmek..Sevindim be sonra para toplayıp arkadaşın doğum gününü kutladık dankek meyva suyu falan..arada aksaklıklar gruplaşmalar çatışmalar olsa da iyi sınıf yahu en azından şimdilik :)Böyle şeyler işte ikinci yazıyı eklememin tek sebebi de bu olayı anlatmaktı gerçekten önemli bir yere sahip şu anda hayatımda küçük bir olay olsa bile önemli be hocam.bu hocam da nereden çıktı sürekli kullanıyorum burada herkes birbirine hocam diyor da.neyse benim çenem açıldı burada noktalasam iyi olacak..

27 Haziran 2008 Cuma

Başlıksız

Mutual yaşıyoruz seninle dünya..ama sen oyunu kurallarına göre oynamıyorsun verdiğinden fazlasını almaya çalışıyorsun mutluluklarımı süpürüp yerine hüzün getiriyorsun bırak artık yakamı düş peşimden gelme dolambaçlı yollarımdan istemiyorum seni demek de çare değil alışmışız bir kez birbirimize insan ne kadar ölmek istese de bir şeyler kulağına hep fısıldır hayat güzeldir..inanası gelmiyor bazen insanın genelleme yapma artık diyor tamam senin hayatın güzel belki ama benimki değil...hayallerin hayal kırıklıklarına düşündüğü anda yeşeren umutlar insanın devam etmesini sağlayan bol tuzaklı bu yolda..yaşamalı bazen hayatı nefes alışlarını dinlemeli doğanın bir bebeğin yüzünde gülümsemeyi görmeli yıllara boyun eğmeyen çınarları,her kazık yediğinde hayattan kalkıp daha iyisini yapacağım diyenleri görmeli...Göremiyoruz ama hayata hem miyop,astigmat hem de hipermetropuz...herkes işine geleni görüyor...bitti hayatım kaydı ya demesini seviyoruz çünkü bizler çabalamayı,birşeyler için uğraşmayı sevmiyoruz hazır yemek seviyoruz biz fast food hayranıyız önümüze gelirse yeriz gelmezse aç kalır hayata küseriz..hayat akıyor onun akışına kapılıp gidiyoruz tutunmamız için koyulan dalları göremiyoruz tutunmuyoruz denk gelişine yaşıyoruz hayatı nasıl olursa diye.. o zaman razı olmak gerek..acı çekerken isyan etme hakkını almışsın zaten elinden dallara tutunmayarak...ruhumu kaybettim hissedemiyorum iliklerimdeki yaşam sevincini,böyle insanların içinde boğuldum ben umutsuz,acımasız,bencil..bende onlardan oldum tineycırlar gibi karaya bürüdüm hayatımı..yeter ben bu değilim noktada birşey yapacak gücü bulamıyorum artık kendimde..sanırım üzülmem için bile artık biraz daha iyi olmam gerek biraz daha iyi..

Suda Balık Olsak

En acil zamanlarda hep sevdim gürültünü
Bak kimler var kahvaltıda ilk gençlikten bu adama
Bir şeyler söyledim en sonunda kusura bakma yaram çok...
Yanlış bir hayatı doğru yaşamak
Kaç yazar şimdi, suda balık olsak
Çok şeye inanmadım ama inanmıştım sana
Mecburdum inanmaya
Kağıttan zincirlerle bağlamışlar beni
Tam da girmişken havaya topladım dertleri üşenmedim attım sırt çantama
Dönüyorum şimdi gider gibi sessiz, sakin ama heyecan yok şimdi
Her şey bir gün bitebilir bendeki sabır, sendeki para
Bir şeyler söyledin sonunda kusura bakma yaram çok...
Bir tarihte biz de adam olduk
Parlak ateştik ve biraz kor olduk
Cevap olduk ta, soru olduk ta, sevap olduk ta, para olduk ta
Saatler yavaşmış ta, yıllar hızlı ya da tam tersi
Nasıl istersen öyle yada böyle
Başlar reklamlar tam da girmişken havaya
Yanlış bir hayatı doğru yaşamak
Kaç yazar şimdi, suda balık olsak
Cenk Taner

Wonderwall

Bugün sana geri fırlatacakları gün olacak
By now you should`ve somehow realized what you gotta do
Şu an itibariyle ne yapman gerektiğini bir şekilde farketmiş olmalıydın
I don`t believe that anybody feels the way I do about you now
Şu anda kimsenin senin hakkında benim gibi düşündüğüne inanmıyorum
Back-beat the word was on the street
Arka-vurgu, sözler sokaktaydı
That the fire in your heart is out
Kalbindeki ateşin dışarı çıktığına dair
I`m sure you`ve heard it all before
Eminim hepsini daha önce duydun
But you never really had a doubt
Ama hiç şüphe etmemiştin
I don`t believe that anybody feels the way I do about you now
Şu anda kimsenin senin hakkında benim gibi düşündüğüne inanmıyorum
And all the roads we have to walk along are winding
Ve yürümek zorunda olduğumuz tüm yollar dolanbaçlı
And all the lights that lead us there are blinding
Ve bizi oraya götüren tüm ışıklar kör edici
There are many things that I would like to say to you
Sana söylemek istediğim birçok şey var
But I don`t know how
Ama nasıl söylesem bilemiyorum
Because maybe
Çünkü belki
You`re gonna be the one that saves me
Beni kurtacak kişi sen olacaksınA
nd after all
Ve sonuçta
You`re my wonderwall
Sen benim tek varlığımsın(dayanağımsın) ]

Kalamış Parkı

Bir çocuk parkıyım ,sessiz ve kederli
Salıncaklar içinde ,yok hiç kimsesi
Arsız bir çocuk gibisin ,şımarık ve tatlı
Sana herşeyimi vermek ,içimdeki kıpırtı
Gün gelir kapımdan bakıp içeri girersin
Gün olur bu ıssız yeri terkeder gidersin
Sessizliğin dışından bir ses -seni bana getirdi
Karanlığın içinden bir ışık -gökyüzüne yükseldi
'Aşk bomboş bir park gibi
'Yaşlı banklar üstünde bir kaç ıslak sayfa
Bir hayaletin izinin taşıdı yarına
Unuttugun kolyen bir bebeğin koynunda
Senin silik ismini duyurdu yaşama
'Aşk bomboş bir park şimdi!''Aşk bomboş bir park şimdi...'

Geçmek süresi

Hayatından çekip gitmek benim için zor oldu.
Her şey iyi olacak sanma,yanılmak gündelik oldu
Seni ezip gitmek,senin için zor olurdu.
Her şey iyi olacak sanma fedakarlık dost oldu.
İyi olur diye beklemek benim için zor olurdu.
Her şey kötü olacak sanma yaşanan en kötü buydu!
Düşünden bir ur gibi geçtim dilinden bir yara
Aklından bir sır gibi geçtim bugünden yarına..
Yalnızım cünkü ... yalnızım çünkü... Yalnızım çünkü razıyım ! 'Yalnızım çünkü razıyım!
Kargo

26 Haziran 2008 Perşembe

Zaman

Zaman...bilge kişilerin söylediği bir laftır zaman yaraları sarar hadi be ordan kimi kandırıyorsunuz bekle bi umut belki sabret daha iyi olacak güzel günler göreceğiz güneşli günler vs deli saçmaları hepsi de zaman kime çare olmuş da bize olsun..bekledik işte geçti günler öss de bitti yds de ne kaldı elimizde hayal kırıklığı,yeşeren umutların sararması,yetiştirdiğim çiçeklerin ota dönüşmesi hepsi bu kadar.o kadar hayatımı bu sınavlara bağlamışım ki kötü geçtikten sonra nasıl yaşayacağım yaşayamam diye düşünüyordum ama yaşıyorum işte insanoğlu böyle işte hep abartılı umutlar,mutsuzluklar,büyük hayallerle gelen büyük hayal kırıklıkları..Herkesin derdi kendine derler ya bakın bu doğru işte arkadaşımızın,eşimizin,dostumuzun sorunlarına çözüm bulmaya çalışırız,onlarla üzülürüz ama hiçbirimiz gerçekten o acıyı içinde hissedemez. herkes bir sorun olduğunda hep bizden daha kötülerini örnek verir Afrikadaki çocuklar vs ama bilmezler ki bizim içimizde kendi derdimiz onlarınkinden kat kat daha büyüktür işte belki de bu yüzden herkesin derdi kendine..hayat dediğin akıp gidiyor ne kimsenin nazını çekiyor ne de dur diyenleri dinliyor dur akma nolur bu anım çok güzel bitmesin ya da durma artık ne zaman geçecek vakit kurtulmak istiyorum içinde bulunduğum bu durumdan..hayatımda çok fazla iniş çıkışlar oldu aynı gün içinde hıçkıra hıçkıra ağlayıp kahkalarla güldüğümü bilirim belki de bu yaşam sağı solu belli değil bize umudu veren de bu ya iyi yüzünü gösterirse bu kez kazanan ben olursam önceden umutsuz yaşanmaz derdim aslında hala diyorum ama benim umutlarım genelde hayal kırıklığı getirdi olmadı yaz baştan dedi hep bazen yazdım bazen yazamadım,karaladım..atılan her çelme de tökezledim,düştüm ama bi şekilde kalktım kalkmak zorundaydım kendim için bana emanetimi korumak için..doğarken verilen ve herhangi bi zamanda sonsuza yolculuğa giderken alınacak bu can için..herneyse iyi kötü yaşıyoruz,acı çekmekte kötü değil öyle bir ders alıyor ki insan bir daha mı asla diyor ama o bir daha denilecek şans belki de hiç gelmeyecek...110un bi şarkısıyla sonlandırayım yazımı pek verimli görünmüyor ama neyse..Zaman akıp geçti ve biz hala aynı yerdeyiz sahipsiz mezarlar ülkesinde birer seyirciyiz..Bir de hayat masallardaki gibi değil ne hep iyiler kazanıyor ne de mutlu sonla bitiyor..dip not :noktalama işareti kullanmayı sevmem siz uygun gördüğünüz yerlerde kullanırsınız..

Hurt

I hurt myself today to see if I still feel
I focus on the pain the only thing that's real
the needle tears a hole the old familiar sting
try to kill it all away but I remember everything
what have I become?my sweetest friend
everyone I know goes away in the end
and you could have it all my empire of dirt
I will let you down I will make you hurt
I wear this crown of thorns upon my liar's chair
full of broken thoughts I cannot repair
beneath the stains of time the feelings disappear
you are someone else I am still right here
what have I become?my sweetest friend
everyone I know goes away in the end
and you could have it all my empire of dirt
I will let you down I will make you hurt
if I could start again a million miles away I would keep myself I would find a way

Sober

Theres a shadow just behind me.
Shrouding every step I take.
Making every promise empty.
Pointing every finger at me
Waiting like a stalking butler, who upon the finger rests.
Murder now the path of must we, just because the son has come.
Jesus, wont you fucking whistle.
Something but the past and done.
Why cant we not be sober?
I just want to start this over
Why cant we drink forever?
I just want to start this over.
I am just a worthless liar.
I am just an imbecile.
I will only complicate you.
Trust in me and fall as well.
I will find a center in you.
I will chew it up and leave
I will work to elevate you, just enough to bring you down.
Mother mary, wont you whisper.
Something but the past is done.
Why cant we not be sober?
I just want to start this over.
Why cant we sleep forever?
I just want to start this over
I am just a worthless liar.
I am just an imbecile.
I will only complicate you.
trust in me and fall as well.
I will find a center in you.
I will chew it up and leave
Trust me. trust me. trust me. trust me. trust me
Why cant we not be sober
I just want to start things over.
Why cant we sleep forever.
I just want to start this over
I want what I want...I want what I want...I want what I want...
TOOL

Color me once

Color me once,
Color me twice,
Everything gonna trun out nice.
Everlasting love, you gotta keep me from these false alarms
Alarm, alarm I seem so sad.
Ring, ring I see her I'm glad.
Maybe, maybe the fire of her desire
Patience, patience said the man,
Patience, patience, I can't understand.
Patience like a man and a wife.
I got patience on my neck like a coco that.
I say, Jack be nimble,
Jack fall dead,Jack bend over and give Jilly head
.Oh, you gotta help my body heal my soul.
Dead men working, a sinner, a saint.
Mixing up a pail of paint.
Painted the house, black as night,When the sun came up the house was white.
Gotta go on, gotta go on, we gotta go on, you gotta go on, we gotta go on
violent femmes

21 Ocak 2008 Pazartesi

Creep Sabahı

Yine bir creep sabahı daha what the hell am i doing here i dont belong here diyor hissediyorum onu yine iliklerimde ama daha büyük bir sorun var sanırım ben nereye ait olduğumu bilmiyorum buraya değilse nereye belki sırf o yüzden ayrılamıyorum bu şehirden sevmem kendilerini içinde tek sevdiğim yer evim tam olarak odam günlerce kimseyle görüşmeden burda vakit geçirebilirim diye düşünüyorum burası benim dünyam burda benim sözüm geçer benim gerçeklerim benim doğrularım diğerlerinin hakimiyeti burda kalkar üstümden çünkü bana ait bir şeyde başkalarının sözünün geçmesinden hoşlanmam gerçi hep kararlarımı onlar vermeye çalıştılar ama bildiğim birşey var ki onlar ne derlerse desin benim hayatımda benim doğrularım geçerli kendi hayatımı ben çizerim şimdiye kadar iyi şekiller çizemedim hep karalamalarım oldu bir ara temize geçireyim dedim ama izin vermediler vaktim olmadı bir de baktım ki başkalarının hayatına çizikler atmaya başlamışım onlar da benimkine genelde karalama olmuş düzgün çizimler elde edememişim anladım ki o an hayatım benim ellerimde değil kandırıldım onlarda çiziyorlar onlar kim mi aslında yabancı değil hiçbişi ailem arkadaşlarım çevremdekiler yani kimisi yardımcı olmaya çalışıyor karalamalarımı temize çekmek istiyor kimisi daha da zorlaştırıyor işimi iyice karalıyorlar diğerlerinin sayısı az olduğu için hep galip olan onlar çıkıyor karalamalar temize geçiremediklerim...Temize geçirmeye çalıştığım zamanlarda hep yeni yöntemler bulurum kendime ama hiçbirini ne tamamlayabildim ne da yaptığım kadarı başarılı oldu insanın canını en çok yakan da bu sanırım ama artık canım acımıyor hiç o kadar güçlü değilim çünkü biraz daha kötü olmam için bile sanırım yeterince iyi olmam gerek değilim ama nedenleri çok olduğu kadar da az açıklayamıyorum kendime aslında korkuyorum yüzleşmekten belki de başarısızlıklarımı göz ardı edip kendime yeni sözler veriyorum daha iyi olabilmek için ve her zaman olduğu gibi sözlerimi tutmuyorum kendime bile sadık değilim her yıl farklı bir ben tanıyamıyorum bazen kendimle anlaşamıyorum gerçi özledim aslında herkes sevdiğine der ya wish you were here pink floyd söyler onlar ağlar bende kendime diyorum how i wish how i wish i were here...çevirmeye çalışmadığım ender şarkılardan gerçi ama nakaratı yeterli belki de o yüzden uğraşmıyorum sanırım...Öğleden sonra oldu canım sıkılıyor bağlantı koptu gene sanırım o da bana gıcık oluyor artık kopup duruyor sinirleniyorum aslında ama elimden gelen birşey yok bu yüzden gereksiz bir sinirlenme deyip geçiştiriyorum...Yarın yeniden güneş doğar mı ki benim için bugün sonsuza gitme ihtimalim var mı bu aralar giden sayısı fazla bu yüzden çok sık sorguluyorum sanırım yarın yeniden günaydın seslerini duyacak mıyım yeni bir gün mü yoksa sonsuza merhaba mı olcak acaba ordakiler sever mi beni sanırım önce toprakla arkadaş olmaya çalışırım içinden kök salan otlarla mezarıma çiçek dikerlerse onlarla da iletişim kurarım sanırım solucanlarla falan da belki ben gittiğimde üzülen olur gelirler yanıma ziyaretime hissederim onları da arkadaşlarımla tanıştırırım yenileriyle...neden kuruyoruz ki hep yarın bunları yapacağım şu üniyi kazanıp şu oğlanla hayatımı devam ettireceğim o an için mutlu olduğumuz düşler gerçekleşmeyince yıllarca silinemeyen karalamalar çiziyor...Bende yaparım gerçi bana bakarsan 10 yıl sonra mı bile kurmuşumdur ama ya gerçekleşmezse gerçi bu kadar soru işaretinin üzerime gelmesi sorunlarımın çoğalmasına neden oluyor zaten çok oldukları kadar da azlar derdin ne dediklerinde cevap veremeyecek kadar az derdim ne dediğimde yanıtlamaya zamanın yetmeyeceğini düşündüğüm kadar çok...zaman herşey ona mı bağlı zamana bırak derler hep bırakıyoruz da noluyor sanki bize faydası oldu şimdiye kadar ayrılıklar 1 gün daha kal abi tamam ama o birgünde geçince diğer gün bir gün daha kalamıyor geçti işte...hocam 5 dk daha verin o 5dk yı vermezler genelde zaten zaman kadar acımasız öğretmenler bizim zamanımızda diye başlayanı nasıl anlamazsın diye sinirleneni sizin için yapıyoruz herşeyi diye böbürleneni bazıları gerçekten öyle olsa da ki onlara saygım sonsuz çoğu sanırım sadece işi olduğu için yapıyor anlatırım çıkarım ayın 15 in de de maaşımı alırım hesabı öyle işte günler acımasızca geçiyor önümde bi o kadar çabuk biteceğini bildiğim lise 3 ve öss...her öğrencinin sorunu belki de ya kazanamazsam naparım çalışıp da kazanamama ihtimali üzer insanı neyse geçelim hızlıca bu konuyu sanırım şu anda elimde olan benim yönlendirebilceğim tek şey bu yazının gidişatı noktalamak istiyorum sanırım çok terledim zaten küresel bulanıyorum devamı gelir ben bi su içmeye gideyim görüşürüz...

Otobiyografim

Hayatım....
4. sınıfta başladığını düşünmüşümdür hep ondan öncekileri ya hatırlamıyorum ya da hatırlamak istemediğim için beynimin bi köşesine saklandılar bulmayı da düşünmüyorum.4. sınıfın ikinci döneminde babamın tayini çıktı ve taşındık Burdur/Ağlasun ilçe olarak geçiyordu kayıtlarda ama köy gibi bi yerdi annem ilk gittiğimizde 2 hafta boyunca hep ağladı nereye geldim ben oluyor sevdiklerim uzakta diye bense sadece üzüldüm sanırım bıraktığım yerde annem kadar sevdiğim yoktu o sıralar iki abimden de ayrıydım biri izmirde diğeri de denizlideydi okul meseleleri özlemişimdir hep abilerimi hele büyük abimi hiç yanımızda olmadı aramızda 10 yaş fark var ve liseden beri farklı şehirlerde okuyor...Neyse gelelim Ağlasuna zamanla alıştık neye alışmadık ki zaten arkadaşlarım oldu hemde ummadığım kadar çok şaşırmıştım aslında çok sevmişlerdi beni bende onları çok iyi vakitlerim geçti mutlu bile oldum...4-5-6. sınıf böyle geçti sonra bir tayin daha Denizliye dönüş bu kez ben ağladım 2 hafta arkadaşlarımdan ayrılıyorum diye annemde üzüldü o da çevre edinmişti başta nefret ettiği yeri seviyordu artık..6.sınıfın diğer yarısı 7-8. sınıfı denizlide okudum babam tayin nedeniyle izmirdeydi 8. sınıftayken ama biz burda kalmıştık çünkü emekli olmasına az kalmıştı bizde bıkmıştık taşınıp durmaktan ilk gittiğinde uğurlarken çok ağladım bu bi kaç kez devam etti ona da alıştım 2 haftada bir görüyordum babamı 2 gün ve tatillerde büyük abim gene yok küçük abim yanımzda bize babalık yapıyor o gelmeden uyumazdım hiç o alışkanlığım hala devam eder nedendir bilinmez...Kendimi hep sorunlu hissederdim 7. sınıfta yazdığım yazıyı gördüm geçen gün şaşırdım i want to die yazıyordu o zamanlar anlayamamışım ölmenin çare olmadığını :/ Kendimle çelişiğimdir hep derim ki herşeye sahibim iyi bir ailem arkadaşlarım var niye mutsuzum ki sağlıklıyımda genel olarak sonra derim annem beni seviyor ama halimden mutlu değil ona yardım etmiyorum istediği kadar çalışmıyorum o bana kötü sözler söylüyor babam beni üzüyor anneme bağırıyor bana kızıyor çabuk sinirleniyor abimler de kırıyor arkadaşlarımın çoğu sahte bugün var yarın yoklar beni de sevmiyorlar diyorum hep mükemmeli aramışımdır neden daha iyi değilim neden onlar daha iyi değil olamaz mıyım olamazlar mı beynimde çözemeyeciğim kadar büyük problemler kurmuş içinden çıkamamışımdır...neyse 8. sınıfta babam kalp krizi geçirdi hayatımın dönüm noktasıydı sanki herşey bitmişti ya ona birşey olsa napardım ki işte düşünmediğim ender şeylerdendi...bunu düşünmem gerektiğini lise 1 de anladım arkadaşım sonsuza gittiğinde dedim ki kendime kendini kandırma bir daha gülemeyeceksin gerçekten...Sonra ölüm korkusu aldı beni hala var ya yakınlarımı birşey olursa naparım ki zaman zaman bunu düşünmekten kendimi alamam hayatımı birilerine bağlamışım bir kere iplerimi kestiler gerçi hepsi ama olsun ben yine de onlarsız hayat kurmamışım kendime beynimdeki dünyamda onlara o kadar büyük yer ayırmışım ki kendime yer kalmamış dışarı atmışlar beni evimi kirletmişler bende yokum kim temizlicek gerçi temizleyenler de olmuş sevenlerim ama kirleten sayısı fazla olunca ellerinden birşey gelmiyor aslında benim suçum hepsi izin verdim onlara evimde yer açtım almamalıydım belki içeri ya da kapıdan girmeden önce zilimi çaldıklarında kimo demeliydim olmadı kendimi hep şüpheler dünyasında bulmuşumdur acaba sevmiyor mu ya olmazsa yoksa konuşmak istemiyor mu neden böyle davranıyor herşeyin içinde birşey aramışımdır...sözlerim var kendime ama tutamadım hiçbirini sadık değilim kendime son sözüm öss yi kazanmak inşallah onu tutacağım en azından bunu istiyorum gerçekten istiyorum lise sona geldim hayatımın dönüm noktası olacak belki de her senem diğerinden daha kötü oluyor inşallah lise sonda böyle olmaz beklentiler hiç sevmiyorum onları hayaller onları da sevmiyorum çünkü gerçekleşmiyorlar onlar belki de evimi en çok kirletenler ve silinmeyen lekelerim hayatımdaki kırılganlıklarım pişmanlıklarım sebepsizliğim...diyorum ki kendime bazen başkası olmasa hayatımda belki mutsuz olmam sonra diyorum ki ama mutlu da olamam çelişkilerim öldürüyorlar beni yiyip bitiriyorlar sanki içimdeki tahta kuruları onlar mazot sıkınca ölüyorlar genelde ama o zaman bende ölürüm öyle küçük bir ayrıntıda var o ayrı hayatıma girenleri şimdiye kadar bütün izleriyle birlikte silememişimdir hiç sanırım engelle tuşum çalışsada sili kırmışım ne zamana kadar gider böyle bilmiyorum...şu aralar hissetmiyorum hiçbirşey aslında sevgi de yok nefret de içimde kimseye karşı kendime karşı da önceden derdim tek dostum benim yok ya tek düşmanın neyse en azında yine çelişkiye düşsemde bir fikrim vardı sanırım artık yok ya tükeniyorum ya da baştan başlıyorum neyse bu yazı bitmez ya sıkıldın bende farkındayım ama bunu senin için yazmadım kendimi rahatlatmak için yazdım bencilliğim tuttu yani.Neyse bu konuda da çelişkiliyim pas deyip geçiyorum bugün yine akşam depresifliğim tuttu beynim kanadı yeterin artık ya nerde benim neşem getirin onu yoldadır belki de yarına gelir ha neyse ya yoruldum be alla alla görüşürük okurum daha sonraki yazılarımda...