4 Ağustos 2010 Çarşamba

Hikaye Denemesi- Şefika-

Herkese merhaba,blog için bir de hikaye yazmaya karar verdim.Geçenlerde arkadaşa yazmıştım o da bir bloga siteye falan da yaz dedi önce yazmak istemedim ama sonradan adminime sordum ve yazmaya karar verdim.Romanların ilk sayfasında birilerine armağan edilir kızına sevgilisine arkadaşına falan yazar ya hep çok özenmişimdir.Biri roman yazsa da benim ismim olsa ilk sayfasında diye Allahtan abim tezinin ilk sayfasına yazdı da biraz da olsa dizginlendi bu isteğim her neyse ben de bu hikayeyi Tuğrul için yazmaya karar verdim Yüksek saygılarımla :)
Dipnot:Hikayede pek fazla noktalama işareti,satır başı sonu falan göremeyeceksiniz.Ben sevmiyorum noktalama işaretlerini sebep bu keyfi yani.Ayrıca hikayeyi bir bütün olarak değil de parça parça her gün bir parça olmak üzere yazma kararını da şu dakikadan itibaren vermiş bulunmaktayım.

1.Bölüm

Günlerden cumartesi,sabah güneşi her zamanki gibi yatağının yanındaki pencerenin hafif aralanmış perdesinden izin almadan tüm gücünü toplayarak sızmasıyla uyanan Şefika,oturdu gün içinde neler yapacağını düşünmesiyle tekrar yatağa yatıp yorganı üzerine çekmesi bir oldu.Bir gün öncesinden ya da iki gün sonra olacaktan farklı bir şey yoktu çünkü planlarında.Rutin hayatının sıkıcılığında girdabında kaybolmuştu sanki ama bugün bir değişiklik yaparak bi saat sonra uyanayım demeye tam karar vermişti ki annesinin kafasına tam isabet fırlattığı ve kafada bir takım irili ufaklı deliklere bile yol açabilecek ince topuklu terliklerinin sesiyle yatağından sıçradı.Titiz ev hanımı diye nitelendirilengillerden olan Cevriye Hanım kapıyı çalma zahmetine girmeden tek bir bilek hareketiyle kapıyı açtı ve tek bir ayak hareketiyle de içeri girdi ve herzamanki cümlesini kurdu gerçi Şefika annesinin bu cümleyi kaydedip her seferinde kayıttan çaldığını düşünüyordu bunun sebebi ise her seferinde bir çırpıda ve aynı ses tonuyla söylemesiydi bu cümleyi''KAhvaltıyı hazırlama zahmetine girmiyorsunuz bari katılma şerefine erişiniz matmazel''...Şefika gözleri yarı açık vaziyette yatağından kalktı ve hemen yanındaki aynaya bakaraktan kendine günaydın şefika iyi uyudun mu kızım gel hadi kahvaltı yapalım dedi...Aynaya baktığında kendisinin ileride nasıl bir anne profili çizmek istediğine dair izleri görüyordu...Kahvaltısını her zamanki gibi (bir dilim salçalı ekmek,bir dilim peynir ve süt) olarak tamamladı.Kahvaltılıkları toplayıp yıkadı.Tam televizyonun başına geçecekken annesinin sesi koridorda yankılandı.Yok olamazdı bu rutine uygun değildi annesininde yanına oturup kadın programlarını izlemesi gerekti duyduğu sese inanmayarak televizyonu açtı ve Seda Sayan'ın nefret ettiği abuk bir o kadar da sabuk programı izlemeye koyuldu ama o da ne annesinin sesini tekrar duydu ve irkildi...



2. Bölüm

Annesinin günlük olarak kurduğu cümle sayısını düşününce bu olamazdı. Sıradan hayatına yapılmış bir saldırıydı bu. ‘’ Şefika gel hadi birlikte alışverişe gidelim’’ dedi. Genele göre sıradan olan bu sesleniş Şefika’ya göre 40 yılda bir olabilecek olan bir nimetti. Hemen toparlandı en sevdiği kıyafetini giydi, saçlarını taradı ki bunu pek yapmaz. Dışarı çıktılar. Yolda kaldırım taşlarını sayıyordu içinde, dalgındı, annesinin neden bunu teklif ettiğini düşünüyordu, acaba bir çıkarı mı vardı ? 88,89, 90 ve bumm kafasında patladı annesinin eli. ‘’Kendine gelsene çocuk, ne düşünüyorsun öyle kara kara.’’ ‘’Şey yok bişi …’’.


Devamı gelecek ya da gelmeyecek

Kahve Lekesi

...İlk döküldüğünde önemsenmemiş
temizlenilmek için uğraşılmamış bir kahve lekesiydim
bir zaman sonra dikkat çekmeyi başardım
görevleri eksikleri tespit etmek olanlar
ani bir göz hareketiyle yakaladılar beni
olay mahali hep dağınık sanılan odam
olaydan kendini sorumlu hissedip
beni oracıkta silmek isteyen annem
ilk kez başarısız olan annem
oysa güzel yemek yapardı ve yeterince titizdi
yine zaman geçti
temizlenemeyen lekenin üstü utançla örtüldü
güzelce gizlendi unutuldu yokmuş gibi davranıldı
lekeye gelince
elektrik faturalarının ödenmediğini sanmıştı o gece
ama gün ışıdığında hala aynı karanlığın içersindeydi
kutuplara yolculuğa çıktığını düşündü o zaman da
6 ay geceydi
Kuzeyden güneye yolculuktaydı hep
Gün ışımaz hiç ama buna da alıştı
zamanla yalnız olmadığını bile fark etti
onunla birlikte bir çok leke vardı bu yolculukta
o zaten korkmamıştı yalnız kalmaktan
yalnız olmaktan korktuğu kadar...